"Doğalgaz Rezervlerimiz Ne Durumda?"

Enerji depolaması konusunda açıklama beklediklerini kaydeden ANSİAD Başkanı Akın Akıncı, “Türkiye gibi ihtiyacının büyük bir kısmını ithal eden bir ülke olarak elektrik enerjisinde de doğalgaza bağlı iseniz doğalgaz konusu çok önemli” dedi.

"Doğalgaz Rezervlerimiz Ne Durumda?"
27 Ocak 2022 - 07:58
Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD) 2022 faaliyet yılı 2. Olağan Toplantısı, ‘Biz Bize Antalya Ekonomisi-Tarım & Sanayi’ konusunda ANSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı & Burcu Pazarlama San. ve Tic. Ltd.Şti. Yönetim Kurulu Üyesi Dr. H. Rana Demirer moderasyonunda,  ANSİAD üyeleri, Titiz Agrogrup A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Dr. K. Savaş Titiz ve Farminova & Cantek Group Yönetim Kurulu Başkanı Can Hakan Karaca'nın katılımıyla gerçekleştirildi. Akra Hotel’de yapılan toplantıya ANSİAD üyesi iş insanları ve çok sayıda misafir katıldı. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren ANSİAD Başkanı Akın Akıncı, 2022 yılına büyük umutlarla başladıklarını kaydederek, “Ancak 2022’ye girdikten sonra bu umutlarımız 10 gün içerisinde sekteye uğradı” dedi. 

KARAR VERİLİP REVİZE EDİLİYOR
Yönetimsel bazda alınan her kararın beraberinde ciddi bir belirsizliği ve birçok soruyu getirdiğini dile getiren Başkan Akıncı, “Şeffaflıktan uzak bu kararlar kafamızdaki soruları belirsizleştiriyor. En son hepimizin bildiği üzere OSB’lerde uygulanan elektrik kesintisiyle ilgili belirsizlikler ve ulaştığımız bilgilere göre plansızlık söz konusu. Her ülkede enerji kesintisi uygulanabilir ancak bunun planlamasını devlet olarak yapmak şarttır” diye konuştu. Organize Sanayi Bölgelerinin Cuma günü karar alınarak bu karara mahkum edilmesinin doğru olmadığını kaydeden Akıncı, “Pazartesi günü ilk kesinti gerçekleşmiş olmasına rağmen, Pazartesi bakanlar kurulu toplantısı gerçekleşti ve orada bir sektör ayrışması yapıldı. Bizde karar verilip uygulamadan sonra revize ediliyor, bunu da hiçbir şekilde anlamış değilim” dedi. Ne kadar süreceğine ilişkin büyük bir belirsizlik yaşandığına dikkati çeken Akıncı, “Her zamanki gibi sorular kafalarda ve doğalgaz bağımlılığımızın enerjiye nasıl yansıdığını görebiliyoruz” diye konuştu.

ENERJİDE BÜYÜK ORANDA DIŞA BAĞIMLIYIZ
Büyük bir belirsizlik yaşandığını dile getiren Başkan Akıncı sözlerini şöyle sürdürdü; “Doğalgaz bağımlılığımızın enerjiye nasıl yansıdığıyla ilgili veriler var. Yenilenebilir Enerji Yatırımcıları Derneği (Güyad)’nin 2021 yılı istatistiki verilerine göre ülkemizdeki enerji gücümüzün yüzde 32.85’ini doğalgaz karşılıyor, yüzde 17.20 hidrolik enerji, yüzde 18.84 yenilenebilir enerji kaynakları, rüzgar, güneş ve çöp, yüzde 13 linyit, yüzde 16.09 ithal kömürden. Bu veriler doğrultusunda doğalgaz ithalatımızın yüzde 35’ini Rusya’dan, yüzde 17’sini İran’dan yüzde 12’sini Azerbaycan’dan diğerlerini de Cezayir, Katar, Nijerya gibi ülkelerden tedarik ediyoruz. Bu iki ayrı veriye baktığınızda, gördüğünüz üzere Türkiye gibi ihtiyacının büyük bir kısmını ithal eden ülkeler için doğalgaz çok önemli.” Elektrik ihtiyacı büyük olan ülkelerin doğalgaz bağımlılığının da aynı oranda önemli olduğunu dile getiren Akıncı, “Bunun neticesi olarak da enerjide dışa bağımlı hale geliyoruz. Burada da soru işaretimiz, doğalgaza bağımlı elektrik üretiminin ne kadar doğru olduğu konusu” dedi. 
DEPOLAMA YATIRIMLARI NE DURUMDA?
Kuzey Marmara Doğalgaz Depolama Projesi konusunda cevapların verilmesini talep eden Başkan Akıncı, “2007 ve 2016 yıllarında Türk Petrol A.Ş. tarafından tamamlanan birinci ve ikinci faz depolama kapasitesi 2.8 milyar metreküp. Bu durumda mevcut depo rezervleri nedir bunu bilmek istiyoruz. Nasıl ve nereye kullanıldı cevap bulamıyoruz. Aynı zamanda mevcut kapasiteyi 4.6 milyar metreküpe artıracağı söylenen ve 2022 yılı ortalarında devreye gireceği açıklanan üçüncü fazın fiziki ilerleme durumu nedir? Bunlar cevaplanması gereken sorular” diye konuştu. Tuz Gölü Doğalgaz Depolama alanlarının rezervleri konusunda da açıklama beklediklerini belirten Başkan Akıncı, “Aynı bölgede temelleri atılan 2023 yılında faaliyete geçecek olan bir tesis var biliyorsunuz ve bittiği zaman da 4 milyar metreküp kapasitesi olacağı açıklandı. Burada da en azından inşaat ve yapılaşma aşaması nedir, çünkü bu alanlar çok önemli. Bunların da cevabını pek bulamıyoruz. Ekonomide alınan her karar kartları yeniden dağıtıyor. Bunun da dezavantajı bir güven ortamı ve şeffaflığın olmaması diye düşünüyorum” dedi. 

2020 RAKAMLARINI YAKALAYAMADIK
‘Biz Bize Antalya Ekonomisi-Tarım & Sanayi’ konusunda gerçekleşen toplantıda konuşan ANSİAD üyesi Titiz Agrogrup A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Dr. K. Savaş Titiz, Antalya’nın genel tarımsal yapısı hakkında bilgiler verdi. İklim değişikliğiyle birlikte üretim rakamlarında da düşüş olduğunu kaydeden Dr. Savaş Titiz, “İklimin 1 yıl önce başlayan azizliklerini şu anda halen yaşamaktayız. 2020 yılındaki üretim rakamların 2021 yılında maalesef yakalayamadık. Ben bunları söylerken özellikle tahıldan yola çıkıyorum. Çünkü tahıl Türkiye’nin çok önemli bir konusu” diye konuştu. Son bir yıl içinde yüzde 13 gerileme olduğuna işaret eden Titiz, “Türkiye’nin bir buğday açığı yaşaması da kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu dönem içinde tabi ki ithalatta epey bir kısmı kapanmaya çalışıldı, hala stok eksikliği yönünde sorunlar bütün hızlıyla süregelmekte dedi. Buğday konusunda neler yaşanabileceğine ilişkin kestirmenin zor olduğunu belirten Titiz, “Buğdaya sadece buğday olarak bakmıyoruz. Makarnalık sert buğday ve yumuşak olan hayvanlar için yem olarak kullanılan yem var. Hayvan yemi açığının kapanmasında rol oynayan bir buğday türü bu. Bütün bunlara baktığımız zaman epey bir zaman alacaktır bu işin tekrar normal seyrine gelmesi ve artık bundan sonrada bu işin belli bir rayda sağlanması” diye konuştu. Üretim alanlarına bağlı olarak buğday üretiminin artacağını kaydeden Titiz, “Kolay bir iş değil, üreticiye bağlı olarak değişiyor. Ne kadarı tahıl için ne kadarı bitkisel üretim için ayrışacak onu kestirmek bir hayli zor” dedi. 

DOMATES ÖNEMLİ BİR ÜRETİM
Türkiye’de mısır üretiminin çok inişli çıkışlı olduğunu belirten Dr. Savaş Titiz, “Mısırın GDO konusunda dedikodusu çok olur. GDO olayının ciddi aşama kaydetmesinde mısır çok önemli bir bitki olarak karşımıza çıktı. Mısır ithalatı konusu Türkiye’nin değil ABD ve Avrupa ülkelerini de ciddi bir sorunu” diye konuştu. Mısırda GDO’lu ürün ithalatının durdurulması yönünde bir karar alındığına işaret eden Titiz, “Bu karar da ciddi bir şekilde uygulandı. Bu uygulama sonucunda rakamlar çok ciddi bir artış seyretmese de mısırda ihtiyacımızın karşılanmasında önemli bir üretimimiz var” dedi. Türkiye’de seracılığın yüzde 50’sinin Antalya’da gerçekleştiğini ve en önemli üretimin domateste olduğunu belirten Titiz, “10 gram domates tohumu 3 bin tane domates yapıyor ve 1 dönüme 10 gram tohum gidiyor. Ne kadar çok değerli bir malzemeyle uğraştığımızı ve bunu yetiştirmeye çalıştığımız açık” dedi. Pazar sorununa işaret eden Titiz, sözlerini şöyle sürdürdü; “Üretilen ürünlerin hal yasası gereği hal üzerinden satılması sektörün sorunu. Çünkü oradaki üreticimiz sadece hali kullanmak zorunda. İstanbul’a ve ihracatçıya mal göndermesi mümkün değil. Ürün satışında çok ciddi sıkıntılar var. Üretici yaptığı giderleri geri kazanmakta çok sıkıtı çekiyor. Yeni alınan kararlar sonucunda üretici bakımından çok zor süreç başladı. Üretici de bunun altından kalkmak için uğraşıyor. Enerjideki benzer sorunların 
aşağı yukarı hepsi de sera bölgelerimizde var. Nasıl çare bulacaklar daha henüz bir noktaya gelmiş değiller. Pazarlamadan tutun, arazi büyüklüğüne kadar çok büyük sorunlar var.”

ANTALYA SANAYİSİNİN KATKISI ARTIYOR
21 yıldır Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde sanayici olduğunu belirten ve Farminova & Cantek Group Yönetim Kurulu Başkanı Can Hakan Karaca, “Sanayicilik bir ekosistem. Sanayici olarak ana amacımız üretimde ciro yapmak, bunun yanında istihdam sağlıyoruz, üretim gerçekleştiriyoruz ve inovatif işler geliştiriyoruz” dedi. Ailesi tarafından hep desteklendiğini dile getiren Karaca, “İcat çıkarma denilen bir ülkenin vatandaşı olarak icat çıkarma diyen bir ailem olmadığı için çok şanslıyım. Çünkü ailem beni her zaman destekledi” diye konuştu. Son 10 yılda Antalya sanayisinin, Antalya ekonomisine sunduğu katkının arttığına dikkati çeken Karaca, “Tarım ve hizmet sektörü biraz azalmaya başladı. 2017 yılında yüzde 7 olan katkı 2020’de yüzde 10.2’ye yükseldi. Bu çok önemli bir değer” dedi. Karaca, bütün Türkiye’de üretimin arttığını ve Antalya’nın sektörel anlamda büyüdüğünü hesaba katılması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü; “2013 yılında Antalya OSB de 165 tesis varmış 10 bin 800’de istihdam sağlamış, 2021 yılında faal tesis sayısı 308’e çıktı, istihdamımız da 17 bin 238’e çıkmış. Bu çok önemli, artık OSB’de yer yok. Antalya Serbest Bölgesi’nde çok enteresan bilgiler var, 2017 yılında 107 firma var, 2 bin 750 de çalışan, 2021 yılında 88 firmaya düşmüş ancak çalışan sayısı 5 bin 750’ye çıkmış. Aslında tarımda da gözlediğimiz dağınık yapı, küçük bölgelerin bütünleşmesi büyük ama güçlü firmaların ayakta kalabileceği bambaşka bir yere doğru gidiyor.”

AMACIMIZ DEĞER OLUŞTURMAK OLMALI
İhracat değerini önemsediklerini kaydeden Karaca, “Ülkemiz için önemli, bizim için de uluslararası piyasa da var olma açısından önemli bir konu ihracat. 80 milyar dolar sadece tek başına İstanbul’un ihracatı söz konusu. Antalya, Burdur ve Isparta olarak toplam ihracatımız 2 milyar. Ne kadar büyük ya da küçük olduğumuz bu ölçeğe bakarak anlayabiliriz” diye konuştu. Değer yaratma konusunda sorun yaşandığını dile getiren Karaca, “İster turizm ister tarıma uğraşalım bizim ortak amacımız değer oluşturmak olmalı. Dünya değer yaratma liginde 35 tane girişim var, 140 milyar dolardan başlıyor. 35 girişimin 10’ Amerikan firması 10’u Çin firması. Yapay zeka, internet teknolojileri, veri yönetimi ve oyun konularıyla ilgili bu firmalar, ülkeler. Ne tarım ne turizm. Bambaşka değerle yaratılıyor, dünya başka yere gidiyor” dedi. Ciddi çalışmalar ve proseslerle Antalya’nın bu noktada çalışma yapması gerektiğini belirten Karaca, “Yeşil yatırımlar sürdürülebilirlik, gelecek için yatırımları doğru kullanmak ve bununla ilgili de şirketlerin evrilmesini sağlamak dünya sanayi piyasasında yerimizi belirleyecek” dedi. Toplantı, soru ve cevapların ardından ANSİAD Başkanı Akın Akıncı ve moderatör Dr. H. Rana Demirer’in günün anısına teşekkür belgesi sunmasıyla sona erdi. 

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum