ARİF KÜÇÜKYANIK

ARİF KÜÇÜKYANIK

[email protected]

YANGIN ÖNCESİ VE SONRASI

24 Ağustos 2021 - 11:46

  Bu yıl Antalya bölgesi olarak çok yakından şahit olduğumuz orman yangınları hakkında bu köşe yazımda düşüncelerimi dile getirmek istiyorum.
  Öncelikle yangına sebep olan konulara değinmek istiyorum. Doğal yangınlar ve insan rolü olan yangınlar diye iki sınıfa ayıracak olursak en çok yangınlar maalesef insan rolü olan yangınlardan  kaynaklanıyor. Doğal yangınlar genelde Yıldırımdan kaynaklanan yangınlar oluyor. Ama burda bizi en çok ilgilendiren konu insanın rolü olan yangınlar. Doğa başı boş bilinçsiz bir şekilde atılan izmarit, cam vs piknik alanlarında iyi söndürülmeyen ateşler, bakımsız elektrik hatları, bilerek kundaklama vs. Diye ekleyebileceğimiz bir çok sebep var. İnsanlar olarak bu konularda bilinçlenip yangınlara sebep vermememiz gerekiyor. Yinede yangın söndürme, müdahale vs de bilinçli ve bilgili de olmamız gerekiyor. Söndürme işlemini sadece yetkili kişilere değil vatandaşlar olarak yetkili kişilerin kontrolü altında müdahale etmek zorundayız. Bu konuda toplum olarak en duyarlı olduğumuz durumlardan bir tanesi çok şükür ki en çok bir yangında bölgedeki insanların toplanıp yangına müdahale etmesi çok takdire şayan birşey . Yangın söndürme ekipleri gelmeden daha vatandaşlar sayesinde bir çok yangının söndüğüne şahitlik ediyoruz.
   Antalya bölgesinde başta Manavgat olmak üzere, Gündoğmuş, Alanya’nın ve Gazipaşa’nın bazı köylerinde ormanlık alanlarında bir çok alan  maalesef kül oldu. Bu yanan ormanların Rant meselesi haline gelmeden yeniden ağaçlandırma yapılması lazım. Bunu uzman ekiplerin bilgisi dahilinde yapılması önem arz eder. Toplumdan halk içinden çok sesler fikirler ortaya çıkıyor zeytin etkilemesi veya keçi boynuzu gibi orman bitkisi olup meyvesi olan ağaçların eksilmesin daha doğru olacağınız çam ve çam grubu ağaçların orman yangınların büyümesinde çok etkili olduğunu söylemekdeler. Evet çam grubu ağaçların yapı gereği yanıcılığı çok yüksek orman yangınlarının büyümesinde çok etkili ama gözden kaçırmış olduğumuz ve benim için en önemli olan diğer konu ise yabani hayvanlar ve onların yaşam alanları yıllarca çam ormanlarına alışmış olan o hayvanların yeni ekilen ve onlara yabancı olan bu ağaçlara alışmaları ne kadar sürer veya alışabilecekler mi. İnsanlar için ve orman yangınları için keçi boynuzu ve zeytin ağaçları dikilmesi çok güzel peki yaban hayatı içinde güzel mi. Her geçen gün yaban hayatının yaşam alanı daha da küçülürken  yanan yerlere meyve veren orman ağaçları dikerek onlara zarar vermiş olmazmıyız. Çünkü oraya dikilen zeytin keçi boynuzu ağaçlarından yerel halk faydalanmak isteyecek, o zaman orda yaşayan hayvanların yaşam alanlarına gasp etmiş olmuyormuyuz. Size şöyle bir örnek daha vermek istiyorum kültürel olarak diğer coğrafyadaki insanların yedikleri bir çok şeyi yiyemiyoruz. Sizi şimdi alsak ve çin’e  göndersek  ordaki insanların yediği şeylerden ne kadarı yiyebiliriz. Hiç yiyemeyiz açlığımızdan ölürüz.  Ormandaki çam ağaçların kabukları altında yüzlerce ağaç kurtu olur. hayatı boyunca  bunlarla beslenen kuşlara yerine nasıl bir besin vereceksiniz.
Son olarak şunu söylemek istiyorum. Orman sadece ağaçların çok olduğu yerler değildir orman ağacıyla, kuşlarıyla, böcekleriyle diğer bütün hayvan ve birlikleriyle bir bütündür.  Bizim üzerimize düşen tek şey doğaya fazla müdahale etmemek. O bölgede daha önce ne yetişmiş ne yanmış ise o ağaçlardan dikmek tohumlarını serpmek. Doğa kendini yeniler biz bu aşamada sadece destek verelim yanan bölgedeki ekolojik dengeye müdahale etmeyelim. Ağaç varsa yaban hayatı var, yaban hayatı varsa ağaç var. Bunlar bir birini tamamlayan zincirin birer halkası bir tanesine zarar verirsek yine döner dolaşır zararı yine biz görürüz.

SAĞLICAKLA KALIN.
ARİF KÜÇÜKYANIK
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum