Hasan Tülkay

Hasan Tülkay

Kitap Gibi [email protected]

MAHMUT CELAL OKUDAN

15 Eylül 2021 - 19:59

Her sabah fırsat buldukça denize gidiyorum. Biraz spor, biraz şifa niyetine yüzmek için... Bu arada bir selam veya bir günaydınla başlayan ilginç tanışmalara, sohbetlere de rastgeliyor, seviniyor, mutlu oluyorum.
Hepimizin genellikle şöyle bir zaafı vardır: Kendimizi, kendi fikir ve siyaset çevremizi dünyanın merkezi zannederiz. Halbuki her insan farklı bir dünya... Herkesin kendine özgü bir hikayesi var. Bu hikayeleri dinledikçe birbirimizi daha iyi anlıyor, değişik renkler tanıyoruz. Gökkuşağının renkleri gibi, hepsi bir arada görününce yeni yeni güzelliklerimizi ya da zaaflarımızı keşfediyoruz...

Denizde tanıştığım, merhaba dediğim kimselere bazen bir mani, bazen birkaç dörtlükle manzum tanıtımlar yazıyorum. Şunu gördüm: Övülmek, beğenilmek, takdir edilmek her insanın hoşuna gidiyor. Çok acıtmamak şartı ile tenkit de edebilir, hatta biraz gırgır geçebilirsin. İlkokuma yazmayı öğrenen birinci sınıf çocuklarına da böyle maniler yazardım; yok seninki daha güzel, yok benimki daha güzel diye yarışırlardı. Yedisinden yetmişine, sekizinden seksenine, yaş ilerlese de değişmeyen insanî özelliğimiz beğenilmek ve bahsedilmek...

Yağlı güreşte pehlivanlar çayıra salınırken cazgır dua okur, her pehlivanı kendine özgü yanlarıyla şiir gibi takdim eder. Temennayı çakan pehlivanlar, çırpına çırpına peşrev atar, ısınır, moral takviyesi alır ve güreşe başlar. Benim yaptığım, yazdığım söylediğim şeyleri de biraz cazgırlığa benzetiyor muhataplarım... Çok beğenenler de şairliği yakıştırıyorlar. Elbette ki her manzum söz şiir değildir, fakat içinde tek tük şairane kırıntılar da bulunabilir. Türkçeyi iyi bilen, biraz meraklı herkes böyle manzumeler yazabilir. Dilimizin yapısı, kelime hazinemiz türkü söylemeye, ağıt yakmaya, mani dizmeye pek müsaittir.

Belki birçok MEKTUP okuyucusunun tanıdığı Mahmut Celal Okudan (ki biz O'na Celal abi diyoruz) hakkında söylediğim dörtlükleri toplayınca destan gibi baya uzun bir metin çıktı. Oğlu Engin bey, "Ah hocam, siz onu bir de şöyle şu yönünü bilseniz" anekdotlarını da dörtlüklere çevirsem hikayesi Manas Destanı gibi uzayıp gidecek... Celal abinin hikayesi içinde ibretlik olaylar çok... İnşallah oturur yazar, torunlarına, gelecek kuşaklara bir ibret güldestesi miras kalır. Yaşı seksenbeşi aştığı halde, sabahları erkenden Konyaltı sahiline inen, çocukları, torunları yaşında gençlerle sohbet eden Mahmut Celal Okudan, emekli avukat.. Eski bir CHP'li... SODEP'ten veya CHP'den Antalya İl Genel Meclisi üyesi seçilmiş. Körü körüne particilik yapmadan, vakıflar, dernekler vasıtası ile de topluma hizmet etmeyi benimsemiş. Sonra liderlerin öte dünya, ahiret telakkilerini anlattıkları bir gazete röportajından etkilenerek, yüzseksen derecelik bir dönüşle soldan sağa, hem de en sağa geçmiş. Erbakan Hoca'nın ahirete dair sözlerini okurken, anasından, atasından duyup öğrendiği dinî öğütleri dinliyor gibi olmuş ve Refah'a katılmaya karar vermiş. Refah'lı olmaktan ferahlık hisseden Okudan abimiz şimdi de Saadet içinde, hayatından memnun ve mesrur görünüyor. Tek kaygısı ülkenin geleceği, çocuklarımıza, torunlarımıza aydınlık yarınlar armağan edebilmek...

 En büyük övüncü çocuklarının, torunlarının başarısı... Torununa avukatlık cübbe giydirme töreninde diyor ki:“Avukatlık Mesleğinden emekli olduktan 15 yıl sonra torunum Meral Okudan’ın cübbesini giydirmek bana nasip oldu. Çok mutluyum, çok teşekkür ediyorum.” dedi. Cübbe giydirme töreninden sonra Avukat Mahmut Celal Okudan sözlerine şöyle devam etti. “Torunum, avukatlık çok önemli bir meslektir. Karar verirken aynen sırat köprüsünden geçer gibi karar vereceksin, adil olmaktan hiç şaşmayacaksın, Allah seni mutlu etsin, Allah seni başarılı etsin.”


Daha fazla uzatmadan O'nu biraz da manzumenin diliyle tanıyalım, tanıtmaya çalışalım:

MAHMUT CELAL OKUDAN
Şifa bulmuş yakıdan
Özü sağlam dokudan
Asırlık çınar gibi
Mahmut Celal Okudan

Hilal'den köşe kapmış
Biraz yazarlık yapmış
Orta soldan yürürken
Millî Görüş'e sapmış

Baharında yazında
Saadet var sözünde
Sadakatle yürüyor
Hocasının izinde

İster vekil "Bakan"a
Uymaz yanlış yapana
Asla kem söz ettirmez
Hocası Erbakan'a

Opel'e bir bastırır
Yolcuları kusturur
Hızlı şoför kim imiş
Ben diyeni susturur

Deniz delikanlısı
Gençlik heyecanlısı
İkram etmeyi sever
Dost arkadaş canlısı

Cuma denize gelmez
 Camiden geri kalmaz
Bilir ki bir cemiyet
İmansız ıslah olmaz

Her batıl yol illettir
Neticesi zillettir
İslamın bayraktarı
Yine de bu millettir

Nefsani bir hırsı yok
Gözü dolu gönlü tok
Gösterişsiz riyasız
Sadakası hayrı çok

Ailenin lideri
Baba dede önderi
Evlat torun yürüyor
Kendisinden ileri

Mutlak durur sözünde
Sevgi iman özünde
Yüzüne bakanın da
Güller açar yüzünde

Hürmetkar asalete
Düşmedi atalete
Yıllarca hizmet etti
Hak hukuk adalete

Zeytin onu bitirdi
Servetini yatırdı
Bir senenin sonunda
Malı mülkü batırdı

Sözüm namustur dedi
İpotekler kredi
Yılmadı yıkılmadı
Borçlarını ödedi

Yarım asrı devirir
Mesleğinin piridir
Sırattan geçer gibi
Düşünür karar verir

Gözetin hak adalet
Böyle gelir saadet
Torun Meral'e etmiş
Cübbesini emanet

Ne garaz ne kin güder
Düşene yardım eder
Bir de celallenirse
Vız gelir tırıs gider

Dost nazarla bakışır
Gafillere çekişir
Ciddiyet, samimiyet
Gülmek ona yakışır

Aynı yolda yürüyor
Aynı bakış görüyor
Millî Görüş rozeti
Yüreğinde duruyor

Her muradın alasın
Güzel haber salasın
Uzun ömür dileriz
Sağlıcakla kalasın

Hasan Hoca’m kaç sıra
Sığmaz üç beş satıra
Mahmut Celal abiye
Küçücük bir hatıra

 09.09.2021 Perşembe Antalya
Kendisinden izinsiz gazeteye verdim diye kızmayacağını umarak Mahmut Celal abiye daha nice yıllar dilerim. Ömrünü saadet ve faziletle refaha,  millî selamete ulaşmaya adayan dost gönüle selam olsun...
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum