Hasan Tülkay

Hasan Tülkay

Kitap Gibi [email protected]

VAKİT GELDİ VADE DOLDU... ONURLU HÜZÜNLÜ VEDA... NEVZUHUR HOŞ BİR SADA

07 Aralık 2021 - 19:05

Daha dün gibi... Tam on-dört yıl geçivermiş. Bir dergi için ergenlik değil, olgunluk çağının başında; Nevzuhur, okuyucuları ile hellalleşip veda ediyor. Başlangıçlar ne kadar sevinçli, heyecanlı ise, son demler de o denli hüzünlü... Okuyucuya hoşça kal, bizden bu kadar demek öylesine zor ki... Meslek hayatımda öğrencilerimizin mezuniyet günlerinde, ya da emeklilik törenlerinde yaşadığımız kutsal heyecanın benzerini yaşıyorum. Yazı Kurulu üyesi ve yazar sıfatıyla Nevzuhur yayın hayatında adımın geçmesi ilkokul öğretmenliğim gibi ömür kitabımın en değerli sayfalarından...
Türkçemizin büyücü sihirbazı Üstad Cemil Meriç'ten tırnak içinde alıntıları Nevzuhur'un hikayesiyle meczederek devam edelim: "Gazete, okununca biter.Kitap fazla ciddi, gazete fazla sorumsuz. Dergi, hür tefekkürün kalesi." Gazete okuyucusunu küçümsemek anlamında değil, fakat gazetenin kısa soluklu güncel okuma olduğunun farkındaydık. İLESAM'dan tanıştığımız Dr. Mustafa Akbaba'nın dergi çıkarma teklifini tereddütsüz kabullenirken... Musikişinas, şair, gönül hekimi, memleketsever, haysiyetli münevver şahsiyetiyle kendisini yolbaşçımız saydık. Bürosunu, kesesini, bir kısım mesaisini Nevzuhur'a açması, yayına başlamamızın yegane güvencesiydi. Nevzuhur, millî kültür değerlerine bağlı, millî çizgide tam bağımsız bir dergi olacaktı, öyle de oldu. Hiç bir şahsî, siyasî menfaat odağına tabi olmadan, reklam ve para almadan ayakta kaldı. "Belki serseri ama taze ve sıcak bir tefekkür" sergilemeye, yepyeni sanat edebiyat tomurcukları keşfetmeye çalıştı... Nitekim Kepez Belediyesi'nin marka bir kültür hizmeti Ahmet Hamdi Tanpınar edebiyat yarışmalarında birincilik ödülü kazanan Mustafa Tokat, ikincilik ödülü kazanan İbrahim Şaşma Nevzuhur'da imzası görülen yazarlar... Ayrıca dergimizin sahibi Mustafa Akbaba'nın aynı yarışma programı çerçevesinde Yılın Kültür ve Sanata Hizmet ödülüne lâyık görülmesi, aynı ödülü ertesi yıl yazarımız Tuncer Günay'ın alması, yazı kurulu üyemiz Hasan Tülkay'ın yarışma jürisinde görevlendirilmesi, SDÜ Eğitim Fakültesi tarafından yılın emekli eğitimcisi seçilmesi Nevzuhur'un yüksek itibar grafiğinin göstergesi sayılmalı...
"Kitap, çok defa tek insanın eseri, tek düşüncenin yankısı; dergi bir zekâlar topluluğunun." Çok büyük iddialarımız yoksa da hakka, hakikata, sanata, edebiyata kendi çapımızda hizmet gayreti içindeydik. Bu anlamda tarihin, coğrafyanın değişik noktalarından sesler toplamaya, doğru bildiklerimizi kırmadan dökmeden anlatmaya çalıştık. Belki ölçüleri, sınırları, kimliği net, bağımsız bir edebî - fikrî mektep hüviyeti kazanamadık; -ki bunun en doğru hükmünü geleceğin edebiyat araştırmacıları verecektir- fakat, iz bırakan tespit ve tekliflerimiz kayıtlara geçti. Mesela; ders kitaplarına kadar giren Ahmet Hamdi Tanpınar'ın "Antalyalı bir GENÇ KIZA Mektup" metninin muhatabının aslında Antalya Lisesi'nden bir erkek öğrenci olduğunu belgeleme peşine düşen de M.Akbaba'nın şahsında Nevzuhur idi.
Ayrıca Antalyamızın yetiştirdiği nadir şahsiyetlerden Osman Yüksel Serdengeçti'nin hatırasına sahip çıkma konusunda Nevzuhur'un da payı var. Bu konuda yazılarımız ve sözlü hatırlatmalarımız duyarlı sivil toplum kuruluşlarına, sorumlu resmî çevrelere ulaştırıldı ve çok şükür hayırlı neticelere vesile oldu. Akseki'de devam eden Serdengeçti Kültür Sanat Merkezi kimliğiyle müze ev hüviyetiyle yaşatılacak tarihî Serdengeçti konağının restorasyonla ihyası inşaallah maksada uygun bir hizmet olacak. Emeği geçen, sorumluluk yüklenen millî hassasiyet sahiplerine tebrik ve teşekkürlerimizi sunmayı vicdanî vazifemiz sayarız.
"Bir neslin vasiyetnamesidir dergi; vasiyetnamesi, daha doğrusu mesajı. Kapanan her dergi, kaybedilen bir savaş, hezimet veya intihar." Üstad böyle söylemiş ama, başka isimler bir bayrak yarışı heyecanıyla kervana halka eklemeye devam ediyorsa, bu kadar bedbin olmak doğru değil... Söz dağarcığımza şairane katkılar sunan Atsız hocanın en yakın takipçilerinden Hasan Şahmaranoğlu... 1970'li yıllarda yürekli bir şair polis olarak ismi hafızamda yer etmiş İbrahim Berber... Kırk yıl sonra Nevzuhur sayesinde buluştuğumuTürkçe'niz, biliştiğimiz dostlar kafilesi... Biz gittik diye ses bayrağımız Türkçe düşmeyecek elbet, ve hatta umulur ki daha da yükselecek...
Taşra yayıncılığının sıkıntılarını bizim gibi 65 yaş üstü kuşak iyi bilir. Fakat çok şükür, dijital ve ofset yayıncılık imkanlarının yaygınlaşması ile birçok güçlükler aşıldı. Bu konuda Nevzuhur'a baştan beri dost ilgisini esirgemeyen Tunahan Ofset'in sahibi Ersin Kızıldağ'a teşekkür borcumuz var. Ayrıca ömrünün son mevsimini Nevzuhur mutfağında geçiren Bekir Kara (Andaç) beğimizi de rahmet ve dualarla yad ederiz. Her sayımızda izi var demek yanlış sayılmaz sanırım...
"Bizde hazin bir kaderi var dergilerin; çoğu bir mevsim yaşar, çiçekler gibi. En talihlileri bir nesle seslenir. Eski dergiler, ziyaretçisi kalmayan bir mezarlık. Anahtarı kaybolmuş bir çekmece. Sayfalarına hangi hatıralar sinmiş, hangi ümitler, hangi heyecanlar gizlenmiş, merak eden yok." Üstadın kıvrak üslubu ile çarpıcı tespitleri var. Fakat dergilerin serüvenini merak edenler, hele birkaç nesil sonra daha çoğalacak. Sahaflardaki arayışlar, eski mecmuaların yeni tıpkıbasım çalışmaları gösteriyor ki, köklerini arayan, soran, merak eden, geleneğe tutunarak geleceğe uzanmaya çalışan düşünen insanlar çoğalıyor. Umulur ki, on yıllar sonra bir dost kitaplığından sahafa düşen Nevzuhur'ları bulunca bir antik esere ulaşmış gibi sevinen meraklılar çıkacaktır.
Antalya'da yerel dergicilik tarihinde en uzun ömürlü ikinci yayın olduğunu tahmin ettiğim Nevzuhur sayesinde Cuma Garipleri sofrasında bir araya gelen bir avuç gönüldaş... En çok da onların gönüllerinde Nevzuhur bir hoş sada kaldı... Ne diyelim, çıkışımız gibi gidişimiz de hayırlı olsun...


FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum