Mehmet Yaprak

Mehmet Yaprak

[email protected]

ABD-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ-2

25 Haziran 2021 - 10:00

ABD-Türkiye ilişkileri nasıl buraya geldi ve nereye gidiyor? Geçen haftaki yazımızdan devam edelim.
     İşin esasında bir yandan ABD-Rusya rekabeti veya soğuk savaşı, bir yandan da ABD'nin BOP diye ifade edilen Orta-Doğu projesi var.
     ABD-Rusya rekabeti 100 yıldan fazlaya dayanır. 1900'lere kadar ABD eski dünya problemlerine pek karışmaz. Rusya'nın 1700'lerden itibaren güçlenmeye başlaması Avrupa ülkelerini tedirgin etmektedir. Rusyanın genişlemesini, özellikle de Akdeniz'e inmesini ciddi tehlike olarak görüyorlar. Hatta Henri Kissinger “Diplomasi” kitabında Rusya'nın yayılmasını, Akdeniz'e inmesini engellemek için İngiltere'nin Osmanlı'yı desteklediğini, 93 harbi diye bildiğimiz harpte Rusya'nın Silivri'ye kadar ilerlemesi üzerine İngiliz donanmasının Çanakkale açıklarına geldiğini, bunun üzerine Rusya'nın durduğunu söyler. 1.Dünya savaşı ve Rusya'da bolşevik ihtilalinin gerçekleşmesinden sonra, bilhassa da II:Dünya savaşından sonra ABD ile Rusya arasında bir başka ifade ile de liberal batı ile marxist, katı devletçi doğu bloku arasında gittikçe kızışan bir soğuk savaş yaşanmaya başladı ve halen de devam etmektedir. Bu soğuk savaş dünyanın bir çok yerinde Batı bloku yanlıları ile Doğu bloku yanlıları arasında sıcak savaşlar şeklinde yaşandı. Belkide en çok ve bizi de ilgilendiren Orta-Doğu ülkelerinde yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor. Rusya Orta-Doğu ülkelerinde sosyalist iktidarlar oluşturarak kendi kontrolüne almak isterken ABD'de Rusya'nın hakimiyetini kırmak için milliyetçi-sağ diye ifade edilen yönetimleri destekledi. Asya'da bazı eski sovyet ülkelerinde yaşanan turuncu devrimler,. Orta-Doğu ve bazı arap ülkelerinde yaşanan Arap baharı diye ifade edilen gelişmeler bu savaşın tezahürüdür.  Rusya Orta-Doğu'da bir çok ülkede etkili oldu ama en etkili ve mutlak hakim olduğu ülke Suriye oldu.
     ABD'nin Orta-Doğu'da en güçlü müttefiki İsrail. Tüekiye'de 2.Dünya savaşından bu yana ABD ile müttefik ve NATO üyesi olarak stratejik ortak olmuştu. 1991 birinci körfez harekatının arkasından ABD'nin Kuzey Irak'taki Kürt bağımsızlık hareketinin hamiliğini üstlenmesi, 1999'a kadar Suriye ve Filistin'de üslenen PKK'nın Kuzey Irak'a taşınmasıyla devam eden süreçte ABD çekiç gücünün PKK'yı da kollamaya, desteklemeye başlaması Türkiye ABD ilişkilerini bozmaya başladı. 2002 kasım ayında Türkiye'de iktidar olan AKP lider ve çekirdek kadrolarının milli görüş geleneğinden gelmesi, zihin kodlarında derin bir Yahudi, ABD ve Batı düşmanlığının olması ABD'yi ciddi şekilde endişelendirmeye başladı. NATO'nun ikinci büyük askeri gücü, ABD'nin müttefiki, stratejik ortağı Türkiye'de söz dinlemeyen, İran'a, Filistin'e yakın duran bir iktidar vardı. ABD Türkiye'nin AKP iktidarında radikal İslama ve Doğu blokuna kayma potansiyeli gördü ve bu  düşünceyle  AKP iktidarını devirmek için hesaplar içine girmesi ve bölücü kürt hareketine açık destek vermesi ilişkileri iyice çıkmaza soktu.
      ABD-Türkiye ilişkilerinin geçmişini ve geldiği durumu böyle açıklamaya çalışırken BOP'tan bahsetmemek olmaz tabi.
      Esasen bugün BOP nedir?  BOP devam ediyor mu? BOP eş başkanlığı nerden çıktı?  gibi konuları, yani BOP konusunu yazayım diyordum. Yazı uzadı. Haftaya bu BOP konusundaki görüşlerimi yazacağım.
      Benim bu BOP meselesinde ezber bozan bir görüşüm var. Haftaya bekleyin efendim...
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum