Mehmet Yaprak

Mehmet Yaprak

[email protected]

Bakkal Market Fiyat Denetimleri

14 Ocak 2022 - 20:45

Son dönemlerde siyasi tartışmaların önemli bir bölümünü dövizdeki hızlı yükselişin arkasından gelen fiyat artışları oluşturuyor.
       Hükümet özellikle zincir marketler olmak üzere piyasada denetimleri yoğunlaştırarak ve yüklü miktarda cezalar uygulayarak fiyat artışlarının ve stokçuluğun, fırsatçılığın önüne geçmeye çalışıyor.
       Hükümetin samimiyetine şüphe yok. Lakin bu fiyat dayatmaları, devlet eliyle kooperatifler kurarak piyasada ucuzluk sağlama çabaları bana 60'lı 70'li yıllardaki yokluk, karaborsa, yağ, şeker, gaz kuyruklarını hatırlatıyor.
        Yaşadığım ve net hatırladığım çok şey var o günlere dair. Enflasyon yüksek, malın maliyetini artıran hammadde, işçilik, tüm girdiler artmış. Devletçi, adeta yarı komünist bir ekonomi anlayışı var. İğneden ipliğe her şeyin fiyatını devlet belirliyor. Zabıta her gün fiyat etiket kontrolü yapıyor. Diyelim ki şeker piyasada 5 tl iken maliyeti 5 tl'ye yaklaşmış, toptancı 6 tl'ye verecek, perakendeci esnaf ta 7 tl'ye satacak. Toptancı ve esnaf buna göre fiyat belirlenmesini istiyor. Hükümet ise oy hesabı ile zam yapan bir iktidar görüntüsü vermemek için “ben halkıma pahalı şeker yedirmem” diyerek zam taleplerini reddediyor Ya da çok cüzi bir zam veriyor. Toptancı bu durumda “ben bu fiyattan mal satıp da kar edemem” diyerek mal dağıtımını durduruyor. Haliyle bakkallarda da mal bulunmuyor. Az miktarda olanı da bakkal saklıyor. Bakkallarda en temel ihtiyaç malları bulunmuyor. Hep alışveriş yaptığınız, tanıdık bakkala gidiyoruz “yahu kardeşim evde bir gram yağ yok, şeker yok, bir kilo, yarım kilo damı yok? “diyoruz. Bakkal “hocam senin için bulmaya çalışayım bir yerlerden ama lütfen başka kimseye söyleme aramızda kalsın, akşam bir ara uğra” diyor. Tamam söz diyoruz. Akşam vardığımızda bizim bakkal “Hocam vallahi senin için bir kilo şeker buldum ama 10 liradan bulabildim. Vallahi başka mümkün değil” diyor. Mecburen esnafın 7 tl'den satmak istediği, hükümetin 7 tl'yi çok bulduğu şekeri karaborsadan 10 tl'ye almak zorunda kalıyoruz. Arada bazen “bir depoda stok şeker, yağ bulunmuş, sabah 8'de falan yerde dağıtılacakmış” diye bir haber çıkar, herkes sabah namazında orada kuyruğa girer. Sık sık da kuyruk sırası yüzünden kavgalar olurdu.
       Meşhur 24 Ocak 1980 kararları ile serbest piyasa ekonomisine geçilmesi ile bir anda raflarda mal bollaştı, kuyruklar, karaborsa bitti.
       Bir mal üreticinin ya da satıcının elinde kalmıyorsa, tüketiciler satın alıyorsa fiyat fahiş denilemez. Stok yapmakla değil, fiyatı düşürmemek için malın önemli bir kısmını bir şekilde imha etmekle fahiş fiyat ve suç oluşur. Mal sahibi malının değerini bulması için uygun zamanı bekliyorsa bu ahlaki bulunmayabilir ama suç olmamalı, ama malın fiyatını düşürmemek için yarısını imha ediyorsa işte bu büyük suç olmalı. Dökülen, imha edilen mal milli sevettir.
       Bu tecrübelerden sonra kanaatimce bugün hükümetin piyasa üzerinde devletçi bir tutumla baskı oluşturması çözüm oluşturmayacaktır. Çözüm talepten daha fazla üretmek, üretimi teşvik etmektedir.
 
 
 
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum