Mehmet Yaprak

Mehmet Yaprak

[email protected]

BOP NEDİR NE DEĞİLDİR...

01 Temmuz 2021 - 23:06

ABD-Türkiye ilişkilerinin geçmişini bugününü incelerken BOP meselesini gözardı etmek olmaz.
BOP meselesi Türkiye'de çok spekülatif olarak ele alındı hep. Kısır politik çekişmelerin dışına çıkıp da sağlıklı bir şekilde ele alınıp analiz edilmedi.
     Tayyip Erdoğan hep BOP eşbaşkanı olmakla suçlandı ve ilginç bir şekilde ne kendisi ne de sözcüleri tarafından bir cevap verilmedi.

          BOP BOP DEDİKLERİ...
    Sosyal medyaya bakarsanız herkes BOP'u biliyor ama politik amaçla çarpıtılmış olarak biliyor.
    Peki bu BOP nedir?
Büyük Ortadoğu Projesi demeyin, o kadarını herkes biliyor...
      Bu projenin amacı nedir?
      İsrail-Filistin meselesini İsrail lehine çözmek ve bir Kürdistan kurmak mıdır?
      Bölgeyi darmadağın edip yaşanmaz hale getirmek midir?.
      Eğer bölgeyi yaşanmaz hale getirmekse bundan ABD ve Batı'nın ne kazancı olabilir?
      Petrolü bedavaya getirmek demeyin, o petrolü ABD zengin ve huzurlu bir Orta-Doğu'ya sattığı Coca Cola'nın parasıyla satın alır. Sadece Türkiye'de 11 tane CocaCola fabrikası var.
     Tabi ki sadece Coca Cola değil, Amerikan tarzı yaşayan Orta-Doğu gençliği bütün parasını onlarca yoldan Batı'ya akıtmaz mı? Ceplerindeki akıllı telefonlara, Iphone'lara verilen paralar ne kadar petrol eder hiç hesap ettiniz mi?
     ABD ve Batı yaşanmaz hale gelmiş bir Orta-Doğu mu ister, yoksa küresel şirketlerinin iş kurduğu, para kazandığı zengin sakin liberal bir Orta-Doğu mu?
     Batı'yı çok iyi tanımadığımıza inanıyorum ben. Batı 17. 18. 19. yy. lardaki sömürgeci batı değil. Bilimin teknolojiye yansıması sonucu sahip olduğu müthiş üretim gücü ile elde ettiği katma değeri yüksek ürünleri satabilmek için müşteri olarak gördüğü ülkelerin parası olması gerektiğinin bilincinde. Bu yüzden sömürüp fakirleştirmek, insanlarını köleleştirmek yerine dost, müttefik, stratejik ortak olmak daha çok işine geliyor. Bugün kültür emperyalizmi var artık. Fakir sömürge insanlar yerine zengin ama Amerikan tarzı giyinen, beslenen, yaşayan, tüketen, Batı'nın küresel şirketlerine engel çıkarmayan demokrat dost müttefikler olsun istiyorlar.. Küreselleşme olgusunu yeterince kavrayamadığımızı düşünüyorum.
     Bunları önceki iki yazımda anlatmıştım.
   
    BOP ilk defa birinci körfez harekatında Türkiye gündemine girdi. O yıllarda ABD dışişlerinden “Orta-Doğu'da 22 ülkenin haritası değişecek” şeklinde bir laf edilmişti. O zaman Türkiye'de Turgut Özal iktidarda idi, ABD başkanı ise baba Bush idi. Rahmetli Özal ile Baba Bush çok iyi anlaşıyordu. Türkiye'de de PKK sorunu ciddi boyutta yaşanıyordu.
    Özal ile Bush'un anlaştığı, Kuzey Irak'ta bir Kürt özerk bölgesi, bir Türkmen özerk bölgesi oluşturulacak ve bu iki bölge de Türkiye'ye bağlanacak, bu şekilde Türkiye üç parçalı bir federasyon olacaktı. Hatta basında haritalar bile dolaşıyordu. Böylelikle Orta-Doğu'daki ateş Mezopotomya tarafında sönecekti. Öbür tarafta da İsrail-Filistin sorunu tabi ki İsrail lehine bir şekilde düzenlenecekti herhalde.
     Özal devlet kurumlarıyla, bilhassa Genel Kurmay'la anlaşamadı. Ve o noktadan itibaren BOP Türk kamuoyunda Türkiye'nin bölünme projesi olarak algılanmaya başlandı. Öyle bir algı yaratıldı.
      AKP iktidara geldiğinde Kürt sorununu çözeceğim diye kolları sıvadı. AKP'nin ilk Başbakanı Abdullah Gül “çözümsüzlük çözüm değildir” demişti. Anlaşılan Özal ile Baba Bush arasında yarım kalan proje oğul Bush ve Tayyip Erdoğan arasında yeniden gündeme gelmişti. Galiba Filistin-İsrail sorunu işleri çıkmaza soktu ve BOP o noktada Türkiye için bitti. Çünkü R.T.Erdoğan ve AKP kurucu kadrolarının yetiştiği milli görüş fikrinde Yahudi-İsrail-Abd düşmanlığı önemli bir yer tutuyordu. BOP Büyük İsrail projesiymiş gibi bir algı yaratıldı. R.T.Erdoğan ve Türk Devleti BOP Eş başkanlığı pozisyonunu reddetti karşı pozisyon aldı.
    ABD tartışmasız dünyanın süper gücü. Tabir caizse en büyük ağa...  30 yıl önce, Turgut Özal dönemi, büyük ağa Türkiye'ye diyor ki; "bölgede yeniden bir kadastro çalışması yapılması şart, Orta-Doğu'da haritalar değişecek, siz de öteden beri bu bölgenin hatırı sayılır büyüğüsünüz, gelin bu işi birlikte yapalım".
     Hep denilir di ki; Birinci Dünya savaşı sonrası İngilizler doğal ve kültürel yapıları dikkate almadan adeta cetvelle çizilmiş gibi sınırlarlar belirleyerek Orta-Doğu'yu paylaştırmışlar ve bu yüzden kargaşa bitmiyor.
     Şimdi proje adım adım ilerliyor. ABD bundan asla vazgeçmiyor, vazgeçmeyecek.
     Biz bu projeyi engelleyebilecek miyiz. En önemli sorun bu. Engelleyemezsek, bize rağmen bu projeyi gerçekleştiren ABD artık bizim taleplerimizi hiç dikkate almayacak.
     Acaba büyük bir balık mı kaçırdık diye düşünmeden edemiyorum. Eş başkan sıfatıyla masanın başında olsak hiç değilse "şurayı şöyle yapalım, şura da şöyle olsun, Kerkük, Musul Türkmenlerine de özerk bir bölge verelim, bayır bucak Türkmenlerini de şöyle yapalım vs. vs." diyecektik.
     Bazı şeyler hoşumuza gitmese de bir çok şey bizim istediğimiz gibi olabilirdi.
Zihin jimnastiği yapıyoruz işte. Hakkımızda hayırlısı olur inşallah.
      Tanrı Türkü Korusun Ve Yüceltsin.
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum