Mehmet Yaprak

Mehmet Yaprak

[email protected]

GEÇMİŞTE VE GÜNÜMÜZDE SKOLASTİK DÜŞÜNCE

09 Eylül 2021 - 19:53

Skolastik düşünce felsefe tarihinde özel olarak Hristiyan Ortaçağ zihniyetini ifade eder. Türkçe “okulcu felsefe” diye kullanılır.
      Türkçe okul sözcüğü latince “schola”, fransızca “ekol” sözcüklerinden çağrışımla üretilmiştir. Skolastik felsfe terimi de Türkçe “okulcu felsefe” olarak kullanılmaktadır.
      Skolastik felsefe, felsefe tarihinde yaklaşık olarak 6.-11. yüzyıllar arası hristiyan aleminde hakim zihniyeti ifade eder. 6.yy'dan itibaren hristiyan aleminde bütün kurumlar gibi eğitim de kilisenin kontrolüne girmiş, bütün okullarda kilisenin hristiyan dogmalarına dayanan, akılı, bilimi, hür düşünceyi, sorgulamayı dışlayan bir zihniyet hakim olmuştur. Kilisenin doğruları dışında hiçbir düşünce, inanış veya söylem asla hoşgörüyle karşılanmaz ve derhal aforoz edilir ve şiddetle cezalandırılırdı. Bütün okullar kilise bünyesinde idi ve tamamen kilisenin inanç ve görüşleri doğrultusunda eğitim veriliyordu. Çünkü kilise yanılmazdı. Herkes kilisenin dogmalarına inanmak zorundaydı.
      12. yy'dan itibaren hrıstiyan aleminde İslam dünyasından etkilerle kilise zihniyetine karşı sesler yükselmeye başladı. Rönesans denilen yeniden doğuş hristiyanlar için ortaçağ karanlığından, kilisenin skolastik zihniyetinden kurtulma anlamına gelir.
      Özelde Ortaçağ hrıstiyan kilisesi zihniyeti için kullanılan skolastik düşünce, geniş anlamda  bir toplumda bir inancın, bir mezhebin, bir ideolojinin, bir görüşün ya da yanılmaz olduğuna, üstün yaradılışlı özel biri olduğuna inanılan bir liderin, önderin, bir şeyhin söylemlerini, görüşlerini adeta bir dogma kabul edip başka doğru aramaya gerek görmeden bütün eğitimin temeli olarak kabul edilmesi zihniyetini ifade eder. Bu zihniyetin yakın tarihte ve günümüzde de bir çok örnekleri vardır. Bunlardan en somut örnek marksist-komünist düşüncedir.
    Komünizmin iktidar olduğu SSCB ve tüm ülkelerde devletin resmi ideolojisi marksist-leninist ideolojidir. Komünistlere göre marksizm insanlık tarihinin diyalektik deneyimlerinden çıkmıştır ve bilimseldir. Marksizme bilimsel sosyalizm derler. Dolayısıyle bilimsel bir doktrin varken başka görüşleri tartışarak kafa bulandırmak anlamsızdır ve kapitalizme hizmet eder. Herkes marksist leninist doktrini öğrenmekle yükümlüdür.
       Görüldüğü gibi ortaçağ kilise zihniyeti ile 20.yy'daki komünist ideolojinin zihniyeti metod olarak, paradigma olarak örtüşmektedir.
       Skolastik düşüncenin bir diğer örneğini de bizim ülkemizden vermek yanlış olmayacaktır. Her ne kadar Atatürk hayattayken de onun kararlarına muhalefet pek cesaret edilebilen bir şey değilse de özellikle 1950'lerden itibaren “Atatürkçü düşünce sistemi” diye esas itibariyle ne olduğu çok da net açıklanamayan bir anlayış adeta devletin resmi ideolojisi olmuş, anayasanın değiştirilemez başlangıç maddelerine konulmuş, “Atatürkçü düşünce sistemi”, “Atatürk ilke ve inkılapları” her kademedeki okullarda ve tüm branş derslerinde müfredat programlarında olmak zorunda denilmiştir. Atatürk'ün ilke ve ınkılapları adeta eleştirilemez birer dogmadır.
    Tarihte skolastik bir zihniyetin hakim olupta bilimde, teknolojide, her alanda gelişen bir toplum örneği yoktur. Toplumların gelişmesinin, aydınlanmanın önündeki en büyük engel ülkede hakim olan skolastik zihniyettir. Hür düşüncenin hakim olduğu, bilimin, aklın üstün tutulduğu, bilimsel yöntemlerin itibar gördüğü toplumların önünde gelişimi engelleyecek hiçbir unsur direnemez.
 (Dogma:sorgulanmadan mutlak doğru olduğuna inanılan inanç akideleri)
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum