Mehmet Yaprak

Mehmet Yaprak

[email protected]

KILIÇDAROĞLU SİYASETEN DOĞRU YAPIYOR

26 Kasım 2021 - 14:49

Geçtiğimiz hafta ve devam eden günlerde ekonomi ve Kılıçdaroğlu'nun “helalleşeceğiz” sözü Türkiye gündemini işgal etti.
Ekonomi herkesin gündemi. Merkez Bankası'nın Cumhurbaşkanı'nın arzusu doğrultusunda peşpeşe faiz indirmesi ve yükselen döviz kurları, enflasyonun yükselişi ve fiyat artışları Türkiye'de yaşayan tüm vatandaşların gündemi.
Ekonomi çok karmaşık bir konu.  Biz bu hafta Kılıçdaroğlu'nun CHP genel başkanı sıfatıyla CHP adına yaptığı “helalleşeceğiz” söylemi üzerinde duralım.
Klıçdaroğlu'nun “Dersim”den başlayıp, “varlık vergisi mağdurları”ndan, “28 şubat mağdurları”na kadar herkesle “helalleşeceğiz” demesi bir kısım CHP'liler dahil, sağdan soldan tüm kesimlerden eleştiri aldı. TV'lerde uzun uzun tartışıldı. Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu çıkışını CHP'nin reddi miras yaptığı şeklinde yorumlayanlar oldu.
Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı sıfatıyla, Atatürk döneminde yapılanların, İnönü döneminde yapılanların, Ecevit döneminde yapılanların bazı kesimlerde mağduriyetler yarattığını kabullenip, adeta özür dilercesine o dönemlerin mağdurlarına “sizlere yanlış yapıldı, yapılanlar yanlıştı, bunu geç de olsa anladık, hakkınızı helal edin” demektedir. Hatta demekle kalmayıp, iktidar oldukları, Cumhurbaşkanı seçildiği takdirde bu mağduriyetlerin telafi edileceği sözünü de verdiği anlaşılabilir.
Kılıçdaroğlu bunları söylerken ahlaken, vicdanen “samimi midir? Dürüst müdür?” tartışılır. “Kalbini yarıp bakmadık”. Lakin Kemal Kılıçdaroğlu'nun kamuoyuna yansıyan kişiliği  ve  CHP zihniyeti düşünülünce pek inandırıcı gelmiyor doğrusu. İnanan inansın ama beni ikna etmesi zor.
Meselenin bir de siyasi boyutu var.
Kılıçdaroğlu siyaseten doğru yapıyor.
Türkiye'de siyasi yelpazedeki seçmen profili gözönüne alındığında herkes bilir ki, %35 civarı sol, %65 civarı milliyetçi muhafazakar sağ seçmen vardır. Çok partili rejime geçildikten sonra CHP 1977 seçimlerinde sadece bir defa Bülent Ecevit liderliğinde %41 oy almıştır. 90'lı yıllardan sonra PKK güdümündeki partilerin kurulmasıyla CHP oyları %23 ile %25 arasında oynamıştır. %9-11 civarı civarı sol oylar PKK güdümündeki partilere gitti. Bu durumda CHP'nin tek başına iktidar olması imkansızdı. İktidar ancak bir koalisyon içinde mümkün idi. Anayasa değişikliği ile “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” içinde, yürütme organının doğrudan halk tarafından seçilmesi usulü getirilince koalisyon şansı da kalmadı. Bu sistemde daima bir milliyetçi muhafazakar kişi Cumhurbaşkanı seçilecek ve hükümeti kuracak görünüyor.
Bu durumda CHP ne yapsın?. Yapacağı tek şey milliyetçi, muhafazakar sağ seçmenin oyunu almak. Bu insanların oyunu alabilmek için de Kemal Kılıçdaroğlu başörtülüleri partisine davet ediyor, hatta başörtülü bir bayanı bakan yapabileceğini söylüyor, Atatürk, İnönü dönemleri de dahil olmak üzere tüm cumhuriyet tarihi boyunca mağduriyet yaşamış kesimlerden helallik diliyor.
Bu tavrıyla ne kazanır ne kaybeder zaman gösterecek. CHP'ye oy vermeyen seçmenin buna  inanması hiç kolay değil. Lakin adam siyaseten doğru yapıyor.  Başka yapabileceği hiçbir şey yok.
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum