Mehmet Yaprak

Mehmet Yaprak

[email protected]

OSMAN KAVALA ABD VE BATI İÇİN ÇOK MU ÖNEMLİ

27 Ekim 2021 - 19:36

     Osman Kavala'nın ünlü milyarder George Soros'un kurucusu olduğu “açık toplum vakfı”nın Türkiye temsilcisi olduğu biliniyor. 
    Peki bu George Soros kimdir ve açık toplum vakfı'nın amacı nedir?
    Türkiye kamuoyunda Soros ve Açık Toplum Vakfı SSCB'nin dağılma sürecinden sonra duyulmaya başlandı. O süreçte SSCB'den ayrılan Doğu Bloku ülkelerinde Batı tarzı liberal yönetimlerin oluşması için faaliyetler yapmaya başladı. Asya'daki Türk Cumhuriyetleri'nde, Yugoslavya ve Balkan ülkelerinde o yıllarda “turuncu devrim” diye ifade edilen girişimleri finanse etti. Bu ülkelere ciddi parasal yardımlar yapıyordu. Yugoslavya adı altında toplanan ülkelere yaptığı parasal yardımın BM'in yardımlarından fazla olduğu söyleniyor. Bu yönüyle bazı çevrelerce büyük bir yardımsever olarak tanımlanıyor. Bazı çevreler, özellikle Batı karşıtı düşüncelerin egemen olduğu çevrelerde bir terör finansörü olarak tanımlanıyor.
      Soros'un Açık Toplum Vakfı Türkiye'de AKP'nin iktidara gelmesinden sonra, özellikle de R.Tayyip Erdoğan'ın Davos'ta “van minit” çıkışından sonra faaliyetlerini yoğunlaştırıyor. Çünkü R.Tayyip Erdoğan yönetiminde Türkiye Batı'dan adım adım uxaklaşıyor, ABD, İsrail ve Batı karşıtı bloka entegre olmaya doğru gidiyordu. FETÖ'de Açık Toplum Vakfı ile birlikte hareket ediyordu. Vakfın faaliyetleri “Gezi olayları” ile gün yüzüne çıktı. Açık Toplum Vakfı'nın Türkiye temsilcisi Osman Kavala “gezi olayları” olarak bilinen Türkiye'de seçimle iktidara gelmiş meşru iktidarı “turuncu devrim” benzeri bir kalkışmanın finansörü olarak tutuklandı. Ve halen tutukluluğu devam ediyor.
     Açık Toplum Vakfı'nın bir çok ülkede “turuncu devrim”ler organize etmeye çalışması ABD'nin bilgisi dışında elbette mümkün değil. Sadece ABD de değil, İsrail, İngiltere ve AB'nin de bilgisi dahilinde ve desteği ile faaliyetlerini yürütüyor.
      Bütün bunlar Osman Kavala'nın ABD, İsrail ve Batı için neden önemli olduğunu ve 10 ülke Büyükelçisi'nin bir ortak bildiri ile Osman Kavala'nın serbest bırakılmasını istemelerini açıklamaya yeter sanırım. 10 Büyükelçi'nin  böyle ültimatom gibi Türkiye'den Osman Kavala'nın serbest bırakılmasını istemesi hem Uluslar arası hukuka, anlaşmalara, protokollara aykırı hem de Türkiye'yi hafife alan bir haddini bilmezliktir.
    Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan'ın 10 büyükelçi'nin “istenmeyen adam” ilan edilmesi talimatı verdiğini çok sert bir üslupla kamuoyuna açıklaması ise kanaatimce gereğinden fazla sert olmuştur. Bu 10 Büyükelçinin ülkelerinden habersiz kendileri insiyatif alarak böyle bir bildiri imzalamaları mümkün olmadığına göre bu büyükelçileri “istenmeyen adam” ilan ederek ülkelerine göndermek, açıkçası Türkiye'den kovmak muhtemel sonuçları itibarı ile riskli bir tavırdır.  "Türkiye'de hukuk var. Siz kendi işinize bakın" deyip, çok da ciddiye almamış rünmek daha uygun olurdu diye düşünüyorum. 10 ülke büyükelçisini istenmeyen adam ilan etmek sıkıntıyı büyütmekten başka işe yaramayacaktır...
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum