Mehmet Yaprak

Mehmet Yaprak

[email protected]

TV'LERDE TARİH DİZİLERİ

02 Aralık 2021 - 01:43

      “Diriliş Ertuğrul” ile başlayan tarih dizileri, sayıları artarak devam ediyor. SHOW TV'de yayınlanan Kurtuluş savaşında Ege-İzmir cephesini konu alan “Vatanım Sensin” dışında bu dizilerin tamamı TRT ve ATV'de yayınlanıyor. “Diriliş Ertuğrul”un arkasından “Payitaht Abdülhamit” dizisi geldi. Peşpeşe iki Selçuklu dizisi, “Bozkır Aslanı Celaleddin”, “Barbaroslar”  ve “Destan” dizileriyle seri devam ediyor.
       Bu diziler reyting sıralamasında açık ara öndeler. Lakin siyasi hayatımızdaki kamplaşmayı ne acıdır ki bu dizilerin seyirci kitlelerinde görmek mümkün. TRT ve ATV'de yayınlanan bu dizilerle ilgili sosyal medyaya yansıyan yorumlarda muhalefet cephesinin, özellikle de İYİ Partililerin olumsuz değerlendirmelerine rastlıyoruz. Bir kısmı hiç bu dizileri seyretmediğini söylerken, bir kısmı da bir bölüm seyrettikten sonra seyretmediklerini söylüyor. Hiç seyretmediğini söyleyenler, TRT ve ATV'nin “iktidarın borazanı olduğunu, bu kanalları seyretmeye tahammül edemediğini” gerekçe olarak gösteriyor. Bir kere izleyip vazgeçtiğini söyleyenler ise “tarihin çarpıtıldığını, uydurma bir tarih olduğunu, dizide AKP ve iktidarın propagandası yapıldığını” gerekçe gösteriyor. Esasen dikkatli bakıldığında ikinci gurubun gerekçesinin, daha doğrusu bahanesinin hiç izlemiyorum diyenlerden farklı olmadığı, dizilerin ATV ve TRT'de yayınlanıyor olmasının kendileri için yeter sebeb teşkil ettiği, dizinin içeriğinin bir önem arzetmediği görülüyor. 
       2013 yılında “Akdeniz Olimpiyat Oyunları”nı Yunanistan'nın düzenleyemeyeceğini bildirmesi  üzerine düzenleme komitesi Türkiye'ye vermişti ve oyunlar Mersin'de düzenlenmişti. O tarihte de yine aynı kafada, aynı zihniyetde olanların sosyal medyada sırf AKP iktidarı bunu yapıyor diye Mersin olimpiyat stadına gitmeme kampanyası yaptıklarını hatırlıyorum. Şu kafaya, şu zihniyete bakar mısınız?
       Sözkonusu dizilerde anlatılanların gerçek tarihe uymadığı gibi bir bahane öne süren sözde milliyetçi, ülkücü, sözde Türkçü arkadaşlar size, bize Türklük gurur ve şuurunu aşılayan Atsız'ın “Bozkurtların Ölümü”, Bozkurtlar Diriliyor”, “Delikurt” romanları, M.N.Sepetçioğlu'nun “Konak”, “Kapı”, “Kilit”, “Anahtar” serisi gerçek tarihe ne kadar uygundu?. Onlar bir belgesel miydi? Ya Suat Yalaz'ın “Karaoğlan” resimli romanı... “Bahadır”, “Tarkan” gibi çocukluk yıllarımızın resimli çizgi romanları bir hayal ürünü değil miydi? Bizlerin Türklük bilincini kazanmamızda o dizilerin etkisini,  katkısını inkar edebilir miyiz?
        Dizinin bazı yerlerinde iktidar propagandası yapıldığı gerçeği doğru olsa da, bütün diziyi siz seyretmesenizde gençlerin, çocukların seyretmesini engelleyerek yeni nesillere zarar vermiş olmuyor musunuz?
        Yunan destanlarını anlatan hollywood yapımı filmler, Amerikan kovboy filmleri, veya hollywood yapımı savaş filmleri, seyirci rekorları kıran fantastik filmler çok mu gerçekçidir?
        Bu partizan ayrışma hayra alamet değil vesselam. Ne hallere düştük. Nerelere geldik.
        Allah sonumuzu hayır etsin...
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum